Kürt Sorunu

Kahrolsun Saray ve Onun Savaşı!

Sıkışmışlık içindeki Erdoğan, emperyal hayallerinde kilit öneme sahip olan İdlib’deki hâkimiyetini korumak ve orada beslediği cihatçı çetelere arka çıkmak için, daha da büyüme potansiyeli taşıyan bir savaşın düğmesine bastı. Bu kez karşısında Kürt güçleri değil, bizzat bir devlet vardır: Suriye devleti. Suriye’nin tek başına olmadığı, İran ve Rusya’nın açık ve doğrudan desteği aşikâr olduğuna göre, bu savaşın gidişatını belirleyecek olan şey, Rusya’nın ve kuşkusuz ABD’nin tutumu olacaktır. AKP-MHP faşist iktidar bloku, ABD’nin ve NATO’nun desteğini alabileceklerini ve buna dayanarak Rusya’nın geri adım atabileceğini hesap ederek büyük bir kumar oynamaktadır.

published on 3 Mart 2020

Türkiye’nin Karşısına Dikilen Kürt Gerçekliği

Ateşkes anlaşması her ne kadar görüntüde ABD ile yapılmışsa da, muhatabı YPG’dir. Öncesinde yüksek perdeden “asla ateşkes ilan etmeyeceklerini” söyleyen Erdoğan, ABD’nin baskısı altında geri adım atmak zorunda kalmıştır ve bu gerçeğin üzerini kapatmak için söz konusu anlaşmayı “zafer” olarak sunmaktadır.

published on 21 Ekim 2019

Haşince aşk ile mükemmel bir çıkmaz!

Trump’ın “haşince aşk” gösterisiyle elde ettiği sonucun çerçevesi, 120 saat sonra aynı dehşet döngüsünün çarpa çarpa tekrarlanacağını gösteriyor. Rusya, Türkiye’yi Ras’ul Ayn ve Tel Ebyad’da bloke edecek şekilde Kürtlerle Şam yönetimini masaya oturtup Suriye ordusunun bölgeye geri dönüşünün yolunu açtıktan sonra geri adım atmaz.

published on 21 Ekim 2019

Faşist Rejime de, Yürüttüğü Savaşa da Hayır!

Bu savaş bir anlamda tek adam rejiminin beka savaşıdır. O nedenle rejimin bu seferinde başarılı olmasına yardımcı olacak yönde tüm tutumlar faşist rejimin de güçlenmesine yol açacak tutumlardır. Savaşa yedeklenen, faşist rejime payanda olur. Faşist rejime karşı olan, bu savaşa da ikircimsiz şekilde karşı olmak zorundadır.

published on 12 Ekim 2019

“Güvenli Bölge” ve Rejimin Kürt Açmazı

Faşist bloku oluşturanlar, yaşanması muhtemel bir ekonomik çöküşe karşı ortaya çıkacak tepkileri göğüslemek, Kürt sorunu ve savaşın yarattığı siyasi-askeri krizlerle baş edebilmek amacıyla inşa ettikleri faşist rejimi ayakta tutmak için gerek içeride gerekse de dışarıda artan bir gerginliğe ihtiyaç duyuyorlar. Kitle desteğindeki erime, Erdoğan’ın bu ihtiyacını daha da yakıcı hale getiriyor ve “askeri zafer” olarak yansıtılacak bir gelişme rejim açısından zorunlu görülüyor. Önümüzde militarizmin ve baskıların daha da tırmanacağı bir süreç uzanmaktadır.

published on 17 Eylül 2019

Üç konutluk sömürge!

Halepliyi Halep’e, Rakkalıyı Rakka’ya, İdlibliyi İdlib’e döndürecek şekilde savaşı neden bitirmezsiniz? Suriye’yi yeniden devlet saymak neden bu kadar ağırınıza gidiyor? Kobani’ye, Kamışlı’ya, Derik’e, Amude’ye başka bölgelerin insanlarını yerleştirerek insanları birbirine düşürmek gibi bir şeytani fikirde neden ısrar?

published on 12 Eylül 2019

İdlib’de yolun sonu...

İdlib’de Ankara’nın kolladığı cihatçıların şimdi aradıkları desteği bulamayınca iktidarı hedef almaları beklenen bir sonuçtu. Koalisyon bu cihatçı göçünü daha fazla engelleyemez.

published on 1 Eylül 2019

Kayyımlı muhalefet, kayıtsız muhalefet ve İdlib’in laneti

İnsanlar Van’da, Mardin'de, Diyarbakır’da devletin başlarına ördüğü belayla meşgulken ‘Nevzuhûr İttihatçılık’ Fırat’ın batısında da izanla, mantıkla, vicdanla izahı mümkün olmayan işler çeviriyor. Beri tarafta Irak’ın kuzeyinde savaşı büyüttükçe büyütüyor; pergeli ta Irak’ın orta yerine kadar açmış. Sorgusuz sualsiz. Beka dendiğinde sorgu zaten yersiz!

published on 22 Ağustos 2019

Dış Basınç Artıyor, Hararet Yükseliyor

Erdoğan ve faşist rejim, her alanda artan bir sıkışmışlık ve açmazlarla karşı karşıyadır. Ancak unutmayalım ki, faşist rejim tam da düzen bu tür sıkışmışlıklar ve açmazlarla boğuşmaktan kurtulamadığı için inşa edilmiştir. Yani bunlar faşist rejimi kendiliğinden bir çöküşe sürüklememekte, tersine, onu gerçek yüzünü ve sivri dişlerini daha çıplak şekilde göstermeye sevk etmektedir.

published on 19 Mayıs 2019
Abone ol %1